Siteler arasında dolaşıp giden bir garip sörfçüydüm. Web ve grafik tasarımı, pazarlama, yeni trendler, gazeteler, dergiler gibi konu başlıkları -tag diyorlar- arasında bol bol vakit geçirirken “neden ben de blog yazmayayım ki?” şeklinde çizgifilmlerden çıkma bir ampül yandı kafamın üzerinde. Sonra kendi kendime yahu dedim, yerler bitirirler seni, herkes zaten yazıyor sanane gibi bahanelerle korktum. İki arada bir derede kalmış, yolumu ararken, ucundan da olsa web tasarımı ile uğraşanlar arasında meşhur bir forum olan Zoque Forum‘da “Neden önüne gelen blog açıyor” başlığı altında bir konu okudum ve iyice köşeme sindim. Sonra imdadıma, pazarlama bloglarının neşeli kızı Eylül Ataklı -Gaye Ör’müş meğer- yetişti. Hem de “Kullanıcı Deneyimi” üzerine yazılar deyince akla gelen “Teknolojinin Kimin Umurunda” olduğunu sorgulayan güzel insan Mehmet Doğan‘ın sitesinde karşılaştım bu yazı ile. Sonunda kararımı verdim. İyi kötü yazacağım dedim. Yazı ile varolmak istiyorum. Hani şöyle diyeyim de popüler olsun: “Yazıyorum, öyleyse varım.” Esselam.
Yazıyorsun ve varsın; hoşgeldin : )
Fark ettin mi bilmiyorum ama “Neden önüne gelen blog açıyor?”a karşı çıkan bir sürü kişi de olmuş. İlave etmek istedim…